AŞK MOTORU

“Aşk yapılan motor” olarak da akla gelebilir. Ben artçıyla sürülmesi aşkı, aşk ilişkisini çağrıştırdığı için motorsiklet ve sürüş deneyimine aşk motoru diyorum.

Motorsiklette sürücü ile artçı çifti olarak yol almak her bakımdan değilse bazı bakımlardan aşka, ilişkiye benziyor.. Örneğin her iki kişi de yolda gördük yaşadıklarını birbiriyle paylaşmak istiyor. Bağırarak konuşsalar da susuyormuş gibi sesleri duyulmuyor, anlaşılmıyor. Derhal paylaşmak ve eşlemek yapılabilir bir şey değil. Konuşma, paylaşma isteği anormal değil normal, sadece olabilir değil. Örneğin artçı gevşemek, kendini bırakıp uyumak isteyebilir; sürücü sürmeyi bırakıp artçıya sarılmak isteyebilir. Onlar da yapılmaz. Arkadaki uyuyamaz, öndeki gidonu bırakamaz, tam istediği gibi sarılamaz. Kaşıklama sarılışabilirler, yüzyüze veya bacak omza yapamaz, yataktaymış gibi kucaklaşamazlar.

Aklıma sürücü ile artçı arasında bir tahakküm ve öncelik, liderlik işbölümü, farkı olabileceği çok sonradan geldi. Benzetmenin yapısı gereği gelmeli işlemeliydim. Bu bariz unsurun aklıma gelmeyip hakkında yazmayışım bir olasılık tutucu bir işbölümü ilişki rolleri anlayışım olduğundan. Kim sürerse sürsün iki kişi birlikte badi grubu oluşturuyor diye görmemden belki. İlişki anlatan bir başka örüntü de iki kişilik tarikat benzetmesidir. Bunlar “ikili bütün” oluşturma deneyimleri.

En iyi aşk yolculuğunun bile duygularımıza ters veya yetersiz geldiği durumlar olacaktır, anımsayın. Bu nadir bi aksilik değil, kural. İkili birbirinin bedenlerine dokunabilir. Bu körebe gibidir, görülme garantisiyle değil hissedilme umuduyla olur.

Herkes dokunup sarılmayı kendi önünden ve olanağından sürdürür, karşılıklılık ve eşitlikten emin olunamaz. Motorun aldığı hız ilişkideki ortak duygu genliği, yüksekliğidir. Hız yeterliyse yolculuk sürer; değilse yavaşlamanın peşinden durma ya da devrilme gelecektir. Aşırı hızın da kendi riskleri var. Her yolculuk ve çift sürüşü kendine göre. İlişkinin bitimi veya yeni evreye girişi durmak, devrilmek veya mola vermeye benzeyebilir.

Belki tipik duygu yelkeniyle gitmeyen ilişkiler motor yolculuğuna benzemezler. Motordan da iyisi, tandem yamaç paraşütü gibi olan ilişkiler de vardır. Onlar uyuşturucu katkılı mıdır bilemedim. Veya aynı aşkın bir başka benzetimi sayılabilir. Benzetme bu alemlerde hatasız olmaz, hatalı da sayılmaz.

Yolda arasıra atılmış yorgan pamuğu gibi duran sis bulutuna denk gelirsiniz. Arasıra diye algılanır, oysa motor yolunda bir sise saplanmak aslında kaderdir, hep olagelir. Hep te olmayabilir bir şeymiş gibi görünür. İster yavaş girin, ister hızlı dalın, motor gibi sisin kendi evreni, kendi gerçeği var. Bu motorize sis geçişi bileşik evrenler ve kesin bir macera demektir. Belki evrenler paralelinden solucan deliği veya geçidiyle ilişkili hale gelmiştir. Sisin özü senin önünü ve içini değiştirmektir. Kar nasıl sivrilikleri törpülüyor, sis de algı keskinliğini törpüler, yayılgan hele getirir. Kısmen uyuşturucu etkisi yapar. Kısmetine göre uzay uçuşu hissi, öbür türlü cehennem çukuru eşiğindelik, bir ürperti, bir de estetik… Hani sis insanın içindeki şairi uyandırır ya, o hem ürküden, hem bir özgünlük ve yepyeni görüş-görmezlik kazanmaktan öyle.

Bu canlı özgünlüğün aslında aşkın algıda yarattığı daralma, küntlük ve kısıtlamadan gelmesi ne hayat inceliği.. Tünel görüşü aşkın görme bozukluğudur. Aşk, hayat veya ilişki yollarında kayboldunuz demek.. Neyse halim çıksın falim. Motora da sise de devam. Burada birdenbire durmak isteyen şarampole yuvarlanabilir, söylemesi. Kendine ve karşıdakine güven ve güvensizliğin miktarı siste sağkalım oranlarını belirleyecek.

Sisin bir çelişkin özelliği daha var: o sis geçişi anları katlanılmaz ölçüde soğuk ve soluksuz bırakıcı. Beri yandan her sisin bir geleceği, sınırı ve çıkışı var. Kış uykusu, çöl veya bataklıkların çıkışı gibi. Sis içinden selametle çıkılmışsa hava ısınacak, düzelecek demek; varın yorumlayın. Siste anın görüşü kısıtlı, algılar estetize, korku mücadelesi, gelecekten imdat var. O kadar yoğun ve karmaşık ki. Kurtuluş savaşı sanırsın, ama değil. Sis yalnızca bu yolculuğun kaçınılmaz bir etabı, çeldirici aşaması. Biz sis yolculuğu yapanlardan, yapmayanlardan öykülerini alırız, memnun oluruz. Canlı sağkalanlar arası sohbet apayrıdır. Ve susızdırmazlık içerir. Bu sızdırmazlar aynı zamanda sır küpü oluyorlar. Bana her ayrıntıyı anlatmadılar, size de anlatmazlar.

Mehmetİbish tarafından yayımlandı

Bu benim , içimden gelenleri, parmağımdan taşanları yazarak, gözümden dökülenleri fotoğraf olarak paylaşacağım, sevdiğim ve etkilendiğim filmleri yorumlayıp, favori kitaplarımdan küçük alıntılar yaparak edebiyatçılık, sanatseverlik havalarına gireceğim kişisel bloğum olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: