HAYATTA

Asla! (ünlem), hayatta olmaz, ben ölmeden anlamlarını da taşıyan kalıp. Elbet olağan koşullarda “yaşamda” anlamına geliyor.

Demek, hayatta sabit yok. Ak dersem kara kara dersem ak sırada. Neysen o değilsin, ne değilsen o olmak üzeresin, diyen Jean-Paul Sartre’a selam.

Sorun varsa, sorun yok; hayattasın.
Öldürmeyen sorun, yaşatır: bizim.
Artık hayatta her şeyi daha kolay ve daha normal, olağan şeyler gibi görüyorum. Buradan anlıyorum ki şimdi yadırgadığım daha ne normaller, ne olağanlar var.. Etimiz taze tatlı olsun diye, hayat bizi ölümüne koşturuyor. Hep didikliyor. Hayat için her birimiz o yaşlardaki çıtırız ve kullanıma hazır olmak zorundayız.

Ölüm, doğum gibi, hayatta birçok kez yaşanılır. Örneğin; “Öldüm öldüm dirildim.” Dikkate değer bir önerme de: “Ölümlerin büyük bir kısmı iyileştirilebiliyor.” Ölüm mutlak değil, hatta gerçek olduğu kadar sanal. Kıymetlilerimiz ve kavga etmeyi sürdürdüklerimiz biz ölmeden ölmezler. Sevilen ölünün yokluğu aslında özlemden, hasretten ibaret, yoksa içinde. Ayrılık ölüm kadar ağır ya, ölüm de ayrılık (hasreti) kadar hafif.

Hayatta herkese her soru her an sorulur, en gerekli soruları biz seçeriz. Mükemmel sorun ve yanıtlarımız için. Hayatta hazırlık yok, hep anında soru cevap üretme var. Kimyasal akıcı bir tepkimeymiş gibi, kişi yapabildiklerini soru olarak algılamıyor. Onlar soru değil, spor. Yapamama bedeli ne olursa olsun yapamayacaklarını da olduğu gibi bırakıyor. Geriye kalıyor bizim alan ve cephemizi oluşturan ara soru(n) bölgesi, hem çözüm hem soru(n) olarak ilgimizi çekenler kümesi. Anaokulundan ilk ve orta öğrenime, üniversiteden doktora sınıfına kadar bütün sınıflar ve sınavlar aynı anda yapılıyor gibi düşünün. Her durumda bir cephe kendiliğinden oluşmakta. Savaşları verilecek sınır boyu.

Planlı sorular en iyi olamayacağı gibi planlı ve iyi yanıtlar da mükemmel olmaz. En iyi soru, sorun, yanıt o anda belirir, o ana özgü bir şeyler ve tat içerir. İçine kendinin girmediği doğru yanıtlar bedeninden, yaşamından kurumuş, tutmamış sıvalar gibi dökülecektir. İcabında bütün kitaplar, bütün kopyalar doğru cevapları işaret eder. Sınavlar ani ama tüm yardım kitapları açıktır. Seni anlatmayacaksa, doğru yanıt senin iç bünyene biraz nüfuz etmeyecekse o doğru yanıttan hayır, yarar devşiremezsin. Doğru yeterince iyi hissettirmez. İçerik sana ait, en azından geleceğine, gelişimine ait olsun. Doğru yanıt veya yanlış yanıt (yanıt = yaşam) iyi hissettirebilir. Hissettirmezse yuh olsun, ‘Döverim ben o yanıtı!’ Yaşadığın kimin yaşamı olursa olsun, kendininki olup olmayacağına sen veya koşullar bir şekilde karar verir(siniz). Doğrusu yaşamını ya seninki kılarsın, ya seninkine uçmak üzere sürdürdüğün yaşamdan uzaklaşırsın, ya senin olmayan bir yaşamın doğru ve eğrilerine saplandıkça onlara yabancılaşır, katılaşır kalırsın.

Bu ben! Baştan başa, çok çok değişmek gerekecek diye yeni, güçlü, -izm niteliğinde bir düşünceye yanaşmaz hiç. Oysa bilse, hangi -izm içinde olsa gene kendisi kalacak, değişim dediği kütle olanaklıdan ibaret kalacak.. O zaman belki daha kolay düşünür, girişken olur, dünyada ve hayatta dalınmadık salon, oda, kiler bırakmazdı. O deneylerin içinden korktuğu kabuslar değil irfan, görgü, istediği değişim çıkardı. Büyük ve toplumsal ölçekteki olanakları saymıyorum.

Hayatta başarmak, başarmış olmak, çekilen acıları anlamlı hissettirir, başarmamaktan tek farkı o. Yoksa başaran ve başarmayan aynı kapsayıcı kaotik bütünde -ölüm- buluşur. Alkolik ya da zaaf yatkınları bunu tersinden ifade ediyor: “Rakı içen öldü de, su içen ölmedi mi?” Bu retorik soru tam da havlu atmaya teşne kişinin kendine sorması gerekendir. Yanıtı besbelli. Neden sonunda öleceğimiz halde, kendimize göre bir rota, iz, üslupta ısrar eder hatta onun da iyisini ararız?

Mehmetİbish tarafından yayımlandı

Bu benim , içimden gelenleri, parmağımdan taşanları yazarak, gözümden dökülenleri fotoğraf olarak paylaşacağım, sevdiğim ve etkilendiğim filmleri yorumlayıp, favori kitaplarımdan küçük alıntılar yaparak edebiyatçılık, sanatseverlik havalarına gireceğim kişisel bloğum olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: