UÇMUŞ ZAMAN DELİ MEVSİM

Yazı belki çıkmaz, hiç çıkmaz.

Fotoğraflar artık benden ayrıldı. Bazen çağırıyorum da, gelmiyorlar. Bazen anlık göz kırpıyorlar sanısına kapılıyorum. Eskiden fotoğraflarım olurdu. Gitgide benim olan, ben olan hiç bir şey kalmayacak. [Acı bir bilinçsiz kehanet. Fotoğrafların özgün kayıtlarının dış deposu el kayıp, bulmaya hiç umudum yok.] Ne zaman saati kuracağımı, ne zaman treni kaçıracağımı seçemiyorum. Bir sel-zaman içinde kaldım. Sakin sakin burgaçlanıyorum. Sonunu görürüm görmem önemsemiyorum. Az bir korkum kaldı. Az çoktur, anımsıyorum.

Yukarıya bakıyorum, gök de bana bakıyor. Gök geniş, içime çekilmeye hazır. Zamanımın anlamından yıldım, ezildim. Boşluklar vermeye susamışım. Aptal meczub benim peşime düşse, hiç ayrılmasa. Çok yaklaşmadan, meraklı, kayıtsızımsı, ördek yavrusu gibi. Kader gibi, kardeş gibi izlese. Beni beşiğime kadar çekse. Hiç konuşmadan anlaşsak. Bütün itiraflarım sessiz olsa. Yad-ı kardeşimi sırtlasam. Gücüm bir kadere yetmez mi? Bu kardeşimden kaç dilenci çıkacak? Kaç boynun şah damarı bana bağlı? Deli Havana’dan beri lanetimin merhametinde büyümüşüm. Artık Havana’yı özlüyorum. Kara sahtiyan yüzüne bakasım, dinleyesim var. Dayanılmaz pis kokusunu göğüsleyesim.

Toprağın açığına meme uçlarına çıkıyorum. Tepine tepine emmeye, süt horonuna. Can hemen sorguya gelecek. Gidiş nereye? Gelişimi, büyük anlaşmamı gördüm. Bakışımı da indirmeliyim. Yaşamaya, vazgeçerek, dağılarak varlığa geldim. Dilim çiğ ekşisi. Unutulacak, rüyalaşacak simge ve parolalar. Erteleme almalıyım. Can biriktirip kuytuma can kaçırmalıyım.

Geziyorum, kulak ve gönül veriyorum. Feda biriktiriyorum. İlle atılım, ille uyanış alıyorum. Yansızlaşacak bakışım bu-dünlerde fırıldak. Ayak diriyorum. Cahilleşmeye öğreniyorum. Dikenli teller çağırıyor, avuç mühürlerim gül toprağı sızıyor. Issızda, hortumda, deniz kararmasında aklımı veresim geliyor. Çelişki çağırıyorum, söz dinliyorum. Ses veriyorum, sessizlik alıyorum. Al veriyorum, bol alıyorum.

Fotoğraf beni çağırıyor. Deli kardeşim umut uzatıyor. Elime alacağım iplik ucu kaç dehliz açar? Sızlayana mı sarılayım, zincirli öfkeye mi? Bütün işlerim uçtu, ne rahat çalışıyorum.. Bağlarım uçtu, aklım bensizliğe kaçtı. Erenleri geriden tasdikliyorum. Adım başı sormak, adımı yeniden öğrenmek. Her gediğe bir balmumu.

Yaz, belki çıkmaz, hiç çıkmaz.

[6 ağustos 2014]

Divane beşik gibi ne sallarsın

Mehmetİbish tarafından yayımlandı

Bu benim , içimden gelenleri, parmağımdan taşanları yazarak, gözümden dökülenleri fotoğraf olarak paylaşacağım, sevdiğim ve etkilendiğim filmleri yorumlayıp, favori kitaplarımdan küçük alıntılar yaparak edebiyatçılık, sanatseverlik havalarına gireceğim kişisel bloğum olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: