ÖPÜŞME GIDIKLANMA VE SIKILMA ÜZERİNE – Adam PHİLLİPS

• “Yolcular kabul etseler de etmeseler de ölüme doğru seyahat etmektedirler.” Freud • Annesini fazlasıyla beklemiş olan bebektir ölüme doğru seyahat eden; çünkü başında kimse olmayınca bebek bedenin yalnızlığına hapsolmuştur. • “Özne hep talep etmekten başka bir şey yapmamıştır; aksi takdirde ayakta kalamazdı; bizlerin yaptığı sadece işi kaldığı yerden sürdürmek.” Lacan • Analitik ortamda tekrar“ÖPÜŞME GIDIKLANMA VE SIKILMA ÜZERİNE – Adam PHİLLİPS” yazısının devamını oku

İL GATTOPARDO / LEOPAR (1963)

[30 Aralık 2013] Salina Prensi Fabrizio, küvetten çıkışta bedenini pedere kurulatırken:“Beden çıplaklığının ruh çıplaklığına göre daha masum olduğunu bilirsiniz. Lütfen daha sıkı kurulayın. Hem sözümü dinleyin, siz de bazen banyo yapın,” mealinde konuşur. “Yaşım bir kolon gibi başıma iniveriyor.” “Aşk altı ay yangın, otuz yıl kül. Ben de aşkı bilirim.” Garibaldi devrimiyle birazcık yükselen yeni“İL GATTOPARDO / LEOPAR (1963)” yazısının devamını oku

ŞÜKRE EVETİNE EVET

Şükre/şükrüye reddiye düzene yanıt ve kucaklamamdır: Canı isteyen ve gerek duyan herkes doğruyu söylemekte özgür görevli. Haksızlığa karşı doğruyu bağırsın, hatta doğruyu değil arzusunu haykırsın. Bütün haykırmalara karşın yine de her doğan, “bir çift” nefes alan (bir soluk alan, bir soluk veren) herkes o ilk nefesle yaşamın bütün acılarını haklamış denklemiş olur, zorunlu kâra geçmesi“ŞÜKRE EVETİNE EVET” yazısının devamını oku

SİLAHIMA VEDA

her nasılsa pertavsızın hep piştov gibi bir silah olmasını düşlemişimdir. değilliği benim için büyük düş kırıklığı oldu. tabanca koleksiyonuna, silahlara veda. domdomlular, adaptörlüler hurdaya gidecek. bunlar casus kuşumdan dökülen kehanet gibi bölük pörçük bilgiler. bende kendisine yakın silah bilgisi olmadığını göz önüne alsa, dikkatlice anlatmanın hiç zevki kalmayacağı belli. nagant rus toplu tabancası. sistemi usa’daki gibi. double action olanları“SİLAHIMA VEDA” yazısının devamını oku

SEV SEVME SEVİLMİŞ OLACAKSIN

Tanrı veya Kadın: “Sevmesen ölürdün, sevdin yine öldün.” Erkek: “Sevmesen ölürdüm, sevdin yine öldüm.” Kadın:” Sevmesem ölürdün, sevdim yine öldün.” Es soru: Bu üç bilinmeyenli denklemde seven kim, sevilen kimdir? İpucu: Görecelik yasaları gereği, sevilen sevmeyendir. El cevab: Her durumda seven ve siken Tanrıdır (sevilen kadın ve erkek). Bu konuda ve hemen her yerde kadın“SEV SEVME SEVİLMİŞ OLACAKSIN” yazısının devamını oku

HOYDA EDEBİYAT

Acaba siyaset-politika şiirin veya edebiyatın bir kolu mu olsaydı? Veya dans veya tiyatronun? O zaman dans! Var mı edebiyat gibisi? Kimseyi zorlamadan, adım adım, sayfa sayfa olurunu alarak, nasıl da hem zifiri karanlık mağaraya, hem dış uzaya, hem ışığın aşığın gözüne çekebilir.. Sanat, özellikle edebiyat azıcık da papağan gibi tekrar, hatta zikirdir. Öte yandan edebiyat“HOYDA EDEBİYAT” yazısının devamını oku

FEMİNA FEMİNİ LUPUS

Erkek erkeği anlamaz değil anlar ve dost olabilir. Erkek dostluğu olur, ama kadın dostluğu zor olur. Kadın kadını anlar ve karşısında pozisyon alır, kendisi kalmaya devam eder. Öteki kadına arka çıksa da kendi pozisyonunu kaybetmez. Kadın dostlukları her zaman kadının bencilliği, benlik bilinci ve çıkarına göre parçalanma, rafa kalkma tehdidi altındadır. Kadın kadına yani kadın“FEMİNA FEMİNİ LUPUS” yazısının devamını oku

AŞK MOTORU

“Aşk yapılan motor” olarak da akla gelebilir. Ben artçıyla sürülmesi aşkı, aşk ilişkisini çağrıştırdığı için motorsiklet ve sürüş deneyimine aşk motoru diyorum. Motorsiklette sürücü ile artçı çifti olarak yol almak her bakımdan değilse bazı bakımlardan aşka, ilişkiye benziyor.. Örneğin her iki kişi de yolda gördük yaşadıklarını birbiriyle paylaşmak istiyor. Bağırarak konuşsalar da susuyormuş gibi sesleri“AŞK MOTORU” yazısının devamını oku

MOTORLAR

TRANSKALP Honda Transalp’in efsane olması bir yana özellikleri sonraki modellerle doldurulmadığından ciddi boşluk doğmuştur. Honda motor Translap’i geri getirmek, diriltmek zorundadır. Transalp’ime başka bir isim içime doğdu: Transkalp! Zaten benim ilk Transalp’im arkadaştan ve sarı jantlı 50. yıl hatıra modellerinden bir gümüş gri Transalp’ti. Yani Alpgeçen. Hemen bir yıl sonra Parliament gece mavisi bir XL“MOTORLAR” yazısının devamını oku

MOTORSİKLET AŞKI

Ortağım Serhat’la 76 model bir R90S sportif karbüratörlü ortak BMW motor almıştık. 1996 gibi. 2-3 ay bindikten sonra motorcu jargonuyla yatak sardı. Sağlığında bir motorsikletten çok yarım araba gibiydi, yolun da yarısını kaplardı. Yanlardan çıkan kalın koca boynuzları vardı. BMW’ye binip motor sürmek dünyanın en rahat koltuklu tırıyla gösteriş yapmak gibiydi. Sadece sesini dinlemek için“MOTORSİKLET AŞKI” yazısının devamını oku

BİSİKLET YILI

Çocukken sadece benim değil belli başlı arkadaşlarımın da bisikleti yoktu. İlk bisiklete binen Muğlalı arkadaşım Hayati öncü ruhluymuş, sonra mahalle muhtarı oldu. Ben İstanbul’a parasız yatılı deplasmana çıkınca iyice gecikti. Edinmesi değil, öğrenmesi de gecikti. Edinmek için okulu bitirip memuriyete başlamam gerekecekti. Geç kavuşulmuş bir heves olduğu için ilk bisikletime, tecavüz veya işkence eder gibi“BİSİKLET YILI” yazısının devamını oku

CRİ DU CHAT ya da HAYDUT KRİMİNİ

Bizim eve hanım sokakta telef olmak üzere yeni doğmuş bir kedi yavrusu getirdi. Annesi olan sokak kedisi daha büyümeden erkek kedilerin tecavüzüne uğramış, en kabadayısı 1 yaşındayken bu yavruları doğurmuş. Doğan 3 yavrudan biri galiba ölmüş, biri güçlüce, mahallenin çocukları sütle mütle ayağa kaldırmışlar. Anne bir süre sonra ortadan kaybolmuş. Zaten çocuk anne, o da“CRİ DU CHAT ya da HAYDUT KRİMİNİ” yazısının devamını oku

CÜMLE FELSEFESİ

Cümleyi felsefi bir şeye benzetsek… Nokta (.) ölüm. Virgül (,) ile noktalı virgül (;) sevinçler, mutluluklar. Cennetimsi ara dönemler. Aralarındaki ince farkları tam yerine koyamadım. Ara tireler yani (-) sürprizler, kriz dönemleri, yani dönemeçler. Ünlem (!), herkesin bildiği: nida, öfke, şaşkı, hatta düş kırıklığı. {Parantez} demeyip (ayraç) dememiz gerekenler yaşamdaki sırlarımız, açılacak ama gönülsüz olduğumuz“CÜMLE FELSEFESİ” yazısının devamını oku

MOTOR KAZALI DÜŞ

Düşümde Serhat ile Alp’e benzeyen irice ve uzun bir motorsikletçi teknik, sürüş hakkında konuşuyorlar. Bense galiba kaza geçirmişim, motorsiklet kazası. Artık ayaktayım, yalnız bir daha motor binip binmeyeceğim şüpheli. Kaza geçirenlerin hep kafasındadır ya; olay nasıl oluşmuştu, aşamalarını anımsamaya çalışıyorum. Aynı zamanda ‘benim suçum değildi, tesisler, yol, karşıdaki suçluydu,’ araştırması bu. Eğimli ve şehir içi“MOTOR KAZALI DÜŞ” yazısının devamını oku

KAYIP ZAMANIN İZİNDE -alıntılar

Marcel PROUST – Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde • Kesin kararlar, daima, süreklilik arz edemeyen ruh halleri yüzünden verilir.• Sevdiğimiz kişiyi bir daha hiç görmek istemediğimizi söylerken tam anlamıyla içten değilizdir, ama görmek istediğimizi söylesek de daha içten olmayız.• Hepimiz, artık sevmediğimiz zaman, biliriz ki, unutmak, hatta bulanık hatıralar bile, mutsuz aşk kadar ıstırap vermez.•“KAYIP ZAMANIN İZİNDE -alıntılar” yazısının devamını oku

ORADA OLMAK

ŞANS: ORADA OLMAK SORUMLULUK: ORADA OLMAK     Hem şans hem sorumluluk orada olmaktır. Şanssızlıkla birlikte şans. Tipik örnek Adalet Ağaoğlu: Adalet Ağaoğlu günün birinde Sarıyer-Yeniköy’de sırtı caddeye, yüzü Boğaza bakacak şekilde oturup seyrediyormuş. Tam o dilimde bir minibüs mü ne caddede kaza yapıyor, çarpışıyor, araç takla atıp göktaşı gibi Adalet Ağaoğlu’nun başına düşüyor. Yazar ölümden zor“ORADA OLMAK” yazısının devamını oku

KİLLER’S KİSS / KATİLİN BUSESİ – Stanley Kubrick (1955)

Önce giriş için, katilin iki eylemini farklı muhataplar üstünde gerçekleştirdiğini, bunda bile bir tür sanat bulmanın ustaya saygı gereği olduğunu anımsayalım. Yoksa doğal akıl katilin öldürdüğünü öpeceğini, veya öptüğünü öldüreceğini varsayıyor. Filmin ana karakteri boksörün boynundaki atkı çok sonra Kadir İnanır’ın boynuna dolaşacak ve ölümüne (kariyeri boyunca) ayrılmayacak. O bakımdan boksörün el çabukluğu ile kaşkolu“KİLLER’S KİSS / KATİLİN BUSESİ – Stanley Kubrick (1955)” yazısının devamını oku